İspanya Devleti’ndeki kooperatif deneyimleri

fagorSonbaharda gerçekleşen bir sohbette Katalunya’da yaşayan bir arkadaşımız bize, bildiği kooperatif deneyimlerini aktardı. Birkaç madde üzerinden, düşünülmesi gereken başlıkları açtı:

1-Faaliyet alanı ve çalışma biçimi: Faaliyet alanı üretim ya da tüketime odaklanmış olabilir. Türkiye’de aktüel olarak daha çok tüketim kooperatiflerine rastlıyoruz. Üretim kooperatifleri ise bir alanda emek/iş/hizmet üretiyor.

Hangi alanda üretim yapıldığından bağımsız olarak kar amacı gütmek ya da gütmemek bir başka önemli boyut. Kimi kooperatifler daha çok şirkete benziyor ve kar üreterek üyelerine bunu paylaştırıyor, diğerleri kar amacı gütmüyor, üretilen fazlayı yine kooperatifin kendisine ya da kooperatifler arası dayanışmaya ya da uzun vadede üyelerinin emekliliğine ayırabiliyor. Bununla bağlantılı olarak ekonomik sistemi değiştirme amaçlı olanlar ve olmayanlar var.

2- Ölçek: Örneğin Mondragon gibi 40.000 üyesi ve 70.000 çalışanı olan büyük kooperatifler de mevcut, 10 kişilik daha küçük örnekler de. Küçük grupların daha büyük ağlar oluşturdukları örnekler de var. Örneğin birbirinden farklı az sayıda insandan oluşan XES ağına bakarsak: içinde mimarlık, sosyal konut, etik sigorta, etik bankacılık, iletişim, animasyon gruplarının olduğu bir ağ. İçindeki kooperatifler hem kendi içinde dayanışma sağlarken, diğer yandan birbirleriyle ekonomik dayanışmaya girerek diğer kooperatifleri da güçlendiriyorlar, birbirlerine iş verip hizmet alıyorlar.

3-Örgütlenme: Kooperatifler örgütlenme/yönetim/yürütme tartışmalarından muaf değil. Çok büyük kooperatiflerde ücret farkları 8-9 kata kadar varabiliyor. Üretim kooperatiflerinde hangi işin alınacağı, nasıl yapılacağı, gelirin nasıl pay edileceği gibi kararları kim alacak, ortak mı alınacak gibi sorular/tartışmalar önemli. Ayrıca yine üretim kooperatiflerinde yeni üyeler için deneme süresi, sermaye katılımı sağlayıp sağlamayacağı, ya da ne oranda sağlayacağı sorular arasında.

4-Araçlar/İlişkiler: Kendi dışındaki yapılarla ilişkiler nasıl olacak? Örneğin büyük bir ağa dönüşmen durumda normal bankalarla mı çalışacaksın, etik bankacılıkla mı? Özel şirketlerden iş alacak mısın yoksa kendini yalnızca dernek, vakıf, sendika gibi oluşumlardan iş almakla mı sınırlayacaksın?

5-Değişim değeri: Birinci maddede bahsedildiği gibi ekonomik olarak yalnızca para ile mi çalışacaksın, yoksa alternatif değişim değerleri yaratılmasını tartışacak mısın? Hizmet takası ile mi işleyeceksin?

6-İçinde bulunduğun coğrafyanın öncelikleri ve durumu: Bahsettiğimiz Katalunya örneğinde yerel yönetim kooperatiflere doğrudan destek olmasa da köstek de olmuyor. Onlara herhangi bir şirket gibi muamele yapıyor, benzer vergilere tabi tutuyor vs.

*

L’Apostrof İletişim Kooperatifi

http://www.apostrof.coop

XES kooperatif ağına dahil olan bir iletişim kooperatifidir

– Bu kooperatif iletişim alanında üretim yapmak için kurulmuş. 3 gazeteci, 2 tasarımcı, 2 editör, 2 tashihçi, 1 dizgici, 2 işçiden oluşuyor.

– Vakıf, dernek, sendika gibi yapılardan iş almayı tercih ediyorlar, onların afiş, broşür tasarımı, kitap vs. işlerini yapıyorlar. Duruma göre özel sektörden de iş aldıkları oluyor, ama alıp almamak ortak karara bağlı.

– Çalışma saatleri, ücret, hangi işlerin alınacağı, kaç işçi çalışacağı gibi konulara da ortak karar veriliyor.

– Herkes eşit ücret alıyor, kazancın bir kısmı gelecek için, bir kısmı da ortak kooperatif mücadelesini güçlendirmek için kullanılıyor.

Şu an 20. yılında olan bu kooperatifin, 2007 krizine girildiğinde kenarda 100.000 Euro parası varmış. İş almaya devam ederek ama ekonomik küçülmeye karşı bu kenara ayrılan bütçeyi de kullanarak 2013’e kadar idare etmeyi ve krizden zarara uğramadan ve dağılmadan çıkmayı başarmışlar.

Son olarak hem XES ağı hem L’Apostrof, kooperatifçilikle dünya kurtulmaz, ekonomi değişmez ancak dayanışma sağlamak ve örgütlenmek için iyi bir yol diyorlar manifestolarında.

*

EK: İspanya ve Katalunya’dan kooperatif örnekleri

Kaynak: http://gezininbakiyesi.blogspot.com.tr/2014/06/dunyadan-katlm-deneyimleri.html

Mondragon

http://www.mondragon-corporation.com/eng/

Cüssesi ile kooperatifler konfederasyonu Mondragon en öne çıkan örneklerdendir. Halihazırda İspanya’nın en büyük 7 şirketi arasında yer alan ve bünyesinde 80 bin kişiyi istihdam eden Mondragon sadece beyaz eşya, mobilya, metal endüstrisi, inşaat, mimari gibi alanlarda üretim yapıyor. Ayrıca etik bankacılık, perakende ve bilişim alanında da faaliyet gösteriyor. Bask bölgesinde üretim yapıyor. Mondragon tipik bir “kapitalist sistem içi” kooperatif federasyonu 1986 yılında AB süreci ile başlayan sanayisizleşme sırasında emekçilerin şartlarının bozulmamasında büyük payı var. Maaşlar arasındaki azami fark 5 kat. Buna da ender rastlanıyor. Maaş farkları ve birim yöneticileri her sene tekrarlanan ve tüm üyelerin katıldığı oylamalarla belirleniyor. 2007 krizinden sonra hemen hiç kimse işini kaybetmedi. Federasyon küçük işletmelere, sosyal konut gibi projelere destek sağlıyor. Sembolik açıdan kuruluş noktası Mondragon kentinde evsizlik sorunun bertaraf edilmesi. Ancak artık değer ilişkisine girdiği ölçüde İspanya dışından ucuz işgücü sömürüyor, büyük finansal kuruluşlarla iktisadi ilişkiler kuruyor.

Bu örneğin kritik olan noktası şöyle bir şey: Türkiye’de kooperatif küçük tüketim, inşaat ve tarımsal üretim kooperatifleri var. Ama büyük örnekler yok. (Tar-iş, Fiskobirlik?) Mondragon örneği ise ne kadar büyük bir ölçeğe varabileceğini gösteriyor. Tabi şunu da gösteriyor: kooperatif dediğimiz şey de bir şirket sonuçta ve bu örnek de kapitalist bir şirket aslında. Sadece ilkeleri bağlamında bir kooperatif işleyişi var.

Bu konu çok tartışmalı tabi. Kooperatifçilik tek başına kaldığında çok reformist bir şey. Hangi kooperatif yasasına tabi olduğuna bağlı biraz da. Ağ mı oluşturuyor? Mesela Kanada’nın en büyük şirketlerden biri bir bankacılık kooperatifi özel sigorta da yapan. Fakat şu biliniyor; kapitalist bir kriz zamanında kooperatiflerin ayakta kalma olasılığı daha fazla. Şirketler tekelleşirken kooperatifler ayakta kalıyorlar. Bir de Mondragon bile demokratik bir yapı. Tek bir kooperatif değil kooperatifler ağı. Buzdolabı da yapan kooperatif var, tarım kooperatifi de var. Hepsinin yönetim kadrosu oylamayla seçiliyor. Dolayısıyla herkesin bir oyu var. Büyük şirketlerin CEO’su hem yüzde alır, hem yüksek maaş alır, hem de spekülatif yatırımlara girer, riskli işlere girer. Çin’den tahvil alır mesela. Burada öyle bir şey yok. Kapitalist de olsa kendi içerisinde bir seçim sistemi olduğu için bir nebze krizden daha az etkileniyor. İkincisi maaş aralıkları tartışılabiliyor o seçimlerde. Genelde 3 maaş kademesi oluyor. Bir giriş/ stajyer maaşı, kooperatif ilkelerini uyguladığın ortaya çıkınca ikinci seviye, bir de tecrübelilerin maaşı gibi. Bazı kooperatiflerde ise maaş farkı reddediliyor.

Burada bir de ölçek farkı var. 20 kişilik bir kooperatif ile 80.000 kişilik arasında fark oluyor. Bir de şirket o kadar büyüdüğü zaman, Mondragon sadece etik bankacılık yapan bankalardan değil, diğer bankalardan da kredi alabiliyor. Brezilya ucuz işçi çalıştıran yerlerden de ürün/ hammadde alabiliyor. O büyüklükte gideceksen çaren kalmıyor. Sıradan büyük kapitalist şirketten farklı ama küçük kooperatif ağlarının bir araya gelmesinden de farklı bir örnek bu. 40 senelik bir kooperatif. Ama Bask’ta krizden sonra işsizliğin çok artmasını engelleyen etmenlerden birisi de kooperatifçilik.

Xarxa D’economia Solidària (İktisadi Dayanışma Ağı) ve ECOS

http://www.xes.cat

Yine de kooperatifçiliğin bir anti-kapitalist evrim sürecine yönelmesi de mümkün. Barcelona’da yer alan Xarxa D’economia Solidària (İktisadi Dayanışma Ağı) ve ECOS gibi kooperatif oluşumları yaşlı bakımevlerinden, tasarıma, çocuk kitaplarından sosyal konut üretimine, tarım ürünlerinden ağır sanayiye kadar çeşitli alanlarda faaliyet gösterirken, aynı zamanda kendi aralarında ayni ağlar kurmaya çalışarak, alternatif para birimleri deneyerek kapitalist ilişkiler ağına karşı da hamleler yapıyor.

Mondragon’dan farkı, daha yatay olması; şirketleşmiş bir ağ değil. Kendi içinde alternatif bir ekonomiyi de deneyen bir ağ. Daha yeni bir deneyim.

Bunlar daha küçük kooperatifler ve büyümemeyi de bir strateji olarak seçmişler; küçük kooperatiflerin çoğalması üzerine çalışıyorlar. Çalışanların paylaştığı adil bir ücretten sonra eğer geriye gelir kalırsa, bu, diğer küçük kooperatiflerin desteklenmesi için kullanılıyor. İdealleri şu; 15 Mayıs 2030 tarihine kadar, bu kooperatifçilik ağlarını ve tarzını geliştirerek pazar ekonomisini küçültülmek Katalunya özelinde. Şu anda sembolik düzeyde de olsa birbirlerine ayni ürün ve parasal destek veriyorlar. Bir de paraları var “ECOS coins” dedikleri. Spekülasyona yol açmayacak, bir değer karşılaştırması yapılacak bir para birimi var. Barları var mesela; ECOS’larla bira içiyorsun. Bir yerden sonra kooperatif ağlarında para kullanılması büyüklük nedeniyle gerek duyulan bir şey haline geliyor. Kullanım değerinin değişim değerine dönüştüğü ama sembolik kaldığı bir yöntem deniyorlar.

(…)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s