Freelance / beyaz yakalı mekanına dair notlar

Freelance-officeKurulacak bir ortak freelance / beyaz yakalı mekanının amaçlarına, yapılanmasına, yönetimine ve amaçlarına dair notlar.

Mekanın amaçları neler olabilir?:

– Daha verimli, üretken, eğlenceli çalışılabilir;

– birtakım kaynaklar (cihazlar, internet, kitaplık, vb) ortak kullanılabilir

– diğer insanlar, canlılar ve kurumlarla karşılaşmalar (networkingden, takasa, sosyalleşmeye, dayanışmaya, eyleme, vb) yaşanabilir;

– üretim/tüketim işbirlikleri yapılabilir;

– bakım emeğinde ortaklaşılabilir;

– günlük yaşamda ortak olanların politikleştirilmesi

– kâr gütmek yerine gereksinimi temel alan ekonomik etkinliklerde bulunmak ve yatay karar alma yoluyla eşitlik ve elbirliğini teşvik etmek amacıyla kolektif hayatın parçalarını tekrar bir araya getiren canlı kurum

– eşitlik, adalet ve dayanışmayı temel alan, kolektif öz-güçlenme yönündeki sosyo-politik bir girişim

* temel ilkeler: yatay karar alan, var olan kurumlardan (devlet, şirketler, siyasi partiler, vb) radikal bağımsızlık ve kişisel ekonomik karın ortadan kaldırılması olabilir. dayanışma, eşitlik, karşılıklı tanıma, katılım, kolektiflik, kısmilik ve çoğulculuk

* kişi, canlı ya da gruba karşı sosyal, psikolojik, duygusal, sözel ve fiziksel şiddetin farkında; dışlamadan, baskılamadan, insani geri kazanımı hedefleyen

* egoların yıkıcı, ayrıştırıcı, dışlayıcı, fırsatçı olabileceğinin farkında

Mekanın Yapılanması

– Kooperatif: Patronsuz üretim – emeği müşterek bir faaliyet olarak kuran, kolektif üretimin kolektif yönetimini vurgulayan bir hususa işaret ediyor.  (Mekan kooperatif olarak örgütlenmese bile dileyen çalışanlar/üreticiler mekanda bir araya gelip kooperatifler kurabilir ve mekanda çalışabilir/üretebilir ya da ürünlerini/hizmetlerini mekanda satışa sunabilir.)

-Dernek

– Adi İşletme

– Dernek İktisadi İşletmesi

– İşgal evi

* Ağ yapısı ve açık meclis: çeşitli kolektifleri birbirine bağlayan ağların kurulması ve yayılması;  açık meclis, herkesin sürekli hazır bulunmasını gerektirmeden ilgilenen herkesin erişebildiği ve etkileyebildiği bir kolektif tartışma forumu sağlar ve böylece bürokratik ve otoriter temsil ile herkesin mütemadiyen katılımını gerektiren doğrudan demokrasi arasında bir yol açar.

* merkezsiz, gönüllü ve esnek; yeni gelenlere sürekli açık

* Anti-kapitalist bir kooperatifler/kolektifler konfederasyonu çatısı altında freelance çalışanlar örgütlenebilir. Bu örgütlülük, iş kollarına göre (grafikerlik, yazılımcılık, temizcilik, çevirmenlik vs.) kooperatif şeklinde işletilen birer “taşeron şirket/istihdam veya proje ajansı” şeklinde çeşitli kurumsal şirketlerle iş bağlayabilir ve kolektif olarak işler alabilir. Böylesine bir kolektif yapı, piyasada iş yapılacak şirketlere dair geniş bir havuz oluşturmaya ve dolayısıyla işin sürekliliğini sağlamaya muktedir olabilir -en azından bir bireye göre daha avantajlı olabileceği durumlar söz konusu olabilir. Tüm aktif çalışanların bu taşeron şirket/istihdam ajansı tarafından SGK kaydı yapılabilir ve elde edilen kar (sendikal kesintiler çıkarıldıktan sonra) alınan proje bazında eşit bir biçimde pay edilebilir. Konfederasyon merkezi olarak üyeleri arasında anti-kapitalist ve paylaşımcı pratikler örmek, siyasi/sosyal bir mücadele vermekle mükellefken, bu konfederasyonun bileşeni olan kooperatifler piyasada birer “taşeron”, “hizmet sağlayıcı” veya “ajans” gibi çalışabilir.

* kooperatifçilik yasasının kooperatif kurmanın önünde barikat olduğu Türkiye gibi ülkelerde, meselenin yasal/bürokratik ayağını daha kolay aşacak, yani resmi mevzuatta kooperatif olmayan ama kooperatif ilkelerini ve perspektifini benimseyecek, başka bir ifadeyle kooperatif gibi çalışacak farklı yasal biçimleri de bu tartışma bağlamında değerlendirmek mümkün.

Mekanın Yönetimi (kalıcılığı güvence altına alan kolektif denetim ve paylaşım araçları ile yönetim) 

a) Özneleri

– Üyeler: çalışan ya da işsiz beyaz yakalılar, free lanceler, üniversiteliler (Aylık üye toplantısı/forum)

– Katılımcılar (Aylık katılımcı toplantısı/forum)

– Gruplar?

– Örgütler?

– STK’lar?

b) Çalışanlar (Çalışanlar günlük toplanabilir)

– Tam zamanlı çalışanlar

– Yarı zamanlı çalışanlar

– Hizmet/üretim anlaşmaları

* Çalışan olacak mı ( o zaman işveren de olur mu?) yoksa herkes her türden emeği için saat oranları temelinde eşit ücret mi alacak? Herkes farklı işler arasında yer değiştirebilecek mi?

c) Komisyonlar(Komisyonlar haftalık toplanabilir)

-Üretim/Tüketim (Ya da tek bir Ekonomi)/İç ve Dış Dayanışma/Etkinlik ve Hizmet/İletişim/Bakım-Onarım/Yüzleşme/Odalar ve Sendikalarla işbirliği/STK/Kent/Mahalli İlişkiler/Yaşam/Emek/ Kadın/Çocuk vbKomisyonları

d)Dayanışmalar (Dayanışmalar iki haftada bir toplanabilir)

– Freelanceler Dayanışması

– Beyaz Yakalılar Dayanışması- Aylık siyasi toplantı

– Stajyerler Dayanışması

e) Mekan Genel Meclisi (Meclis haftalık veya aylık forumla toplanabilir)

* Herkese (?) açık, doğrudan demokrasi esaslı, konsensüse ulaşmak için çabalayan, mutabakatla karar alan

Mekanda neler olabilir?

– Freelance çalışma alanı

– İnternet

– Yazıcı, tarayıcı, fotokopi makinesi, bilgisayar, projektör, beyaz perde, bilgisayar programları,

– Mutfak

– Çocuk oyun alanı,

– Kitaplık,

– Film ve müzik arşivi,

– Resim atölyesi,

– Ahşap iş atölyesi (marangozluki tahta oyma, tahta oyuncak yapımı, vb)

– Müzik atölyesi (müzik aletleri ve alet yapım atölyesi)

– Çamaşır makinesi, ütü

– Dikiş makinesi

– Dans/Spor salonu

– Toplantı salonu

– Seminer salonu

– Ofis alanları

– Bahçe/Bostan

– Tohum Kütüphanesi

– Ürün satış alanları

– Gıda deposu

– Giysi deposu

* Ücretli mi ücretsiz mi?

Mekanın ekonomileri:

1) Sürdürülebilirlik:

a) Üye/özneleri bir araya getirmek ve mekanda sürekliliklerini sağlamak

– üyelere sağlık güvencesi, kredi, performans yeri, öğrencilere burs sağlanabilir

– freelancelere fatura kesme, SGK olanağı sağlayacak bir tüzel kişilik olabilir

b) Mekanın masraflarını ödemek;

– Günlük/aylık/üç aylık/altı aylık/bir yıllık üyelik satın alınabilir (spor klüpleri gibi),

– Gönüllü katkı/bağış,

– üretimden ayrılacak bir pay

– Mekan kullanım ücreti (gruplardan)

– Hizmet/ürün takası

* Pay sahibi olmayan hiçbir işçi olmadığı gibi, işçi olmayan bir pay sahibi de olmayacak denebilir

* Emek bir ortak maldır: Emek, emek piyasasında değişilecek bir “meta” değil, kendi kendini kuran bir topluluğun geçimini sağlamak için faydalanabileceği bereketli bir kaynak

c) Artık değeri (olacaksa eğer) değerlendirmek:

– paylaşılıp tüketim/kişisel gereksinimler için harcanabilir

– dayanışma/yatırım havuzu oluşturulur (hangi alanlara harcanacak?)

* Ya da ücretler ödenir, maliyetler karşılanır, yeniden başlamak için gerekli bir iç fon ayrılır ve sonra geriye kalan bütün miktar benzer amaçlı kollektiflere yardım için ayrılabilir.

2) Etkinlikler:

– Eğitimler (dil, bilgisayar programları, müzik aletleri, oyunculuk, senaryo, dans…)

– Atölyeler (fotoğraf, resim, video, müzik, edebiyat, sinema, dans, kişisel gelişim, tasarım, marangozluk/ahşap, yemek/salça/turşu/tarhana/yoğurt yapımı, cheap art, okuma…)

– Seminer, panel, toplantı

– Film gösterimi

– Sergi

– Performans (tiyatro, dans, kukla, konser, vb)

– Grup terapiler

* Ücretli mi ücretsiz mi?

3) Hizmetler:

– Freelanceler için Müşterek çalışma alanı

– Cafe/Bar

– Spor ve Kişisel Bakım (pilates, yoga, win chu, aikido, zumba, masaj, saç kesim ve boya…)

– Hukuki danışmanlık,

– Psikolojik Danışmanlık,

– Terzi, ayakkabıcı

– Bakım/Onarım (elektrik, tesisat, boya, mobilya, bilgisayar vb)

– Sağlık (akupunktur, homeopati..)

– Teknolojik danışmanlık

– Mekan kiralama

– Basın (kitap, gazete, internet haber sitesi, dergi, vb yayıncılığı)

* Ücretli mi ücretsiz mi?

DEMOKRATİK ÖZERKLİĞİN EKONOMİK MODELLERİ

Şirket modeli

(1) ülkeyi yukarıdan aşağıya yönetilen, bir CEO (ya da CEOlar) çevresinde bir piramit olarak örgütlenmiş bir şirket gibi tasavvur eden;

(2) vatandaş olmayı piyasalar içinde ya tüketim yapması beklenen müşteriliğe, ya da (Şirket modeline “hizmet ettiği” ölçüde) iş yapan girişimciliğe indirgeyen;

(3) aslında etik ve siyasi olan meseleleri “sınırsız büyüme” fantezisiyle (bir ekonomik indirgemecilik yaparak) halledebileceğini varsayan; bir model

– Şirket modelinde bireyler toplumsal haklara sahip siyasi özneler olarak değil sadece iktisadi teşvik ve yaptırımların yönlendirmesine göre hareket eden ekonomik birimler olarak kurgulanır.

– Kapitalist Modernite’nin sırtını dayadığı ulus-devletin vatandaşlık tahayyülü nasıl tekçi bir modele dayanıyorsa, neoliberal Şirket modeli de iktisadi uzamı tahayyül etme açısından tekçi bir model.

Demokratik özerkliğin ekonomik boyutu

Ekonomik uzamla yeni bir ilişkilenme biçimine dayanmalı. Üç önemli özelliği olmalı:

(sadece) kapitalizm-karşıtlığının ötesinde ekonomik alanı yeniden tasavvur edilebilecek ve bugünden dönüştürülebilecek siyasi bir mücadele ve müdahale alanı olarak görmek;

bu alan içindeki farklı ekonomik pratiklerin ve yapıların ve birbirine indirgenemez çatışkıların varlığını inkâr etmek yerine, çeşitliliğin ve çatışkıların hep var olacağı varsayımından hareket etmek;

bu alanın inşasında ve yeniden üretiminde kurucu rol alacak olan ekonomik kararların teknik değil siyasi ve etik olduğunda ısrar etmek (Bu nedenle model değil modeller). Ekonomik alanın her koşulda (kapitalist kurumlar ve aktörler tarafından bile) sürekli inşa edilmesi gereken ve dolayısıyla sömürü ve hiyerarşik güç ilişkilerine dayanan örgütlenme biçimlerine karşı dayanışmacı, katılımcı ve eşitlikçi şiarlar çevresinde hemen şimdi örgütlenebilecek bir mücadele alanı

* artık emeğin en çoklanması yerine üretenler tarafından temellük edilmesi ve toplulukların kendilerinin belirleyecekleri gereksinimler ışığında paylaşılması savunulmalı.

Bakım Emeği

– Tüm toplumsal ilişkilerde adeta tutkal görevi gören, toplumsallığı yeniden üreten bir emek biçimi

– Bakım emeği sadece hane-içi emek üzerinden anlaşılmamalı. Ücretli emeğe dayanan çocuk ve yaşlı bakıcılığı, özel kreşler bakım emeğinin görünür biçimleri.

– En geniş anlamıyla, tüm toplumsal ilişkilerde adeta tutkal görevi gören, toplumsallığı yeniden üreten bir emek biçimi olarak düşünmek daha anlamlı. Mahalle, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerindeki (karşılıklılık ve hediye biçimlerinde olan) ücretsiz bakım emeği; (siyasi) örgütlenme ve dayanışma emeği bunlara dahil.

– Toplumsal ve sınıfsal tahakküm ilişkileri kapitalist sömürü ilişkisiyle sınırlı değil.

– Bölük pörçük ve birbirlerinden yalıtılmış olarak edimlenen dayanışma ekonomilerini birbirleriyle rabıtalandırmak ve dayanışma ağları oluşturmak gerekli.

Topluluk ekonomilerinin siyasal ve etik alanlar olarak kurulmasında bize yardımcı olabilecek ekonomik kararların odağı olan bir dizi koordinat:

* Gereksinimler: Bireyler ve toplulukların yaşantılarını idame etmek için nelerin gerekli olduğunun örgütlenmesi

* Karşılaşmalar: Diğer insanlar, canlılar ve yeryüzüyle olan karşılaşmaların örgütlenmesi

* Artık: İnsan emeğinin gereksinimlerinin karşılamanın ötesinde ürettiği fazlanın nasıl değerlendirilip paylaşılacağının örgütlenmesi

* Tüketim: Tüketim kalıplarının nasıl oluşturulacağına ve büyüme süreçlerini körükler yoksa yavaşlatır şekilde mi tüketileceğine ilişkin kararların örgütlenmesi

* Müşterekler: Doğal ve insan-ürünü müştereklerin nasıl kullanılacağı, korunacağı, tazeleneceği ve zenginleştirileceğine ilişkin kararların örgütlenmesi

* Yatırım: Toplulukların üretilen artığın nasıl tüketileceğine, örneğin daha çok artık-değer üretmek üzere (ekonomik büyüme yaratmak amacıyla), “üretken” olarak (sermaye birikimine yönelik) mı yoksa üretken olmayarak mı tüketileceğine, hangi alanlara yatırım yapılacağına (sağlık mı, silah mı? eğitim mi, güvenlik mi? vesaire) ilişkin kararların örgütlenmesi.

– Şirket modelinin ideolojik arkaplanını oluşturan kapitalist kalkınmacılık bu siyasi-etik karar alanları siyasete kapatıyor. Demokratik özerklik tekrar açabilir.

– Şirket modelinde piyasalar karşılaşmaların gerçekleştiği, devletin vatandaşlarla ilişkilerini düzenleyen biricik arayüz

Yoksulluk

– “Yok etme” yerine yoksulluğun koşullarını dönüştürme, yoksulların ekonomik pratiklerini değersizleştirmek yerine onları tanıyan, yerinde dönüştüren bir yaklaşım benimsenebilir. “Yaşam alanının”, “yaşam kültürünün” korunması ve bakım yapılması, “yerinde iyileştirme” seçenekleri, yani yoksulların gereksinimlerini kendi yaşam alanları içinde kendi kendilerinin belirlemeleri olasılığı göz ardı edilmemeli.

– Şirket modeli gereksinim olarak yoksulluğun ortadan kalkması için büyüme odaklı bir şekilde örgütlenmek gerektiğini ve:

a) doğal müştereklerin daha etkin bir biçimde kullanılmasını (gerekirse ekolojik ve yoksullaştırıcı toplumsal dışsallıkları kabullenerek),

b) batıdan ve küresel piyasalardan yatırım için sermaye çekebilmek için artık değer’in üretilme ve temellük koşullarının bölgesel teşviklerle kolaylaştırılmasını,

c) tüketim örüntülerinin karşılaşmaları düzenleyen kurumsal yapılar olarak kayıt altındaki (ve vergilendirilebilecek) piyasalar aracılığıyla gerçekleştirilebilecek şekilde yeniden yapılandırılmasını öneriyor.

Örnekler:

Kooperatifler Birliği (Mondragon): İkinci Dünya Savaşı sonrasında iç savaşla bölünmüş İspanya’nın Basque bölgesinde oluşturulan bir kooperatifler birliği. Üyelerin kişisel bağışlarıyla başlamış bir birlik. Kurucusu olan Rahip Arizmendi’nin kaygılarında birisi kuşkusuz merkezi devletten bir özerklik sağlamaktı. Üretilen (kooperatif) artık değer’in 10%’u zorunlu bir katkı payı olarak İspanyol ekonomisine veriliyor, %20’si varolan makinaların bakımı ve yenilenmesi gibi giderlere ayrılıyor, %70’i ise kooperatifin bankasında üye hesaplarına dağıtılarak, üyeler emekli oluncaya kadar el sürülmeden burada birikiyor ve bir tasarruf havuzu gibi işliyor.

Kredi Birliği (Filipinli Göçmen Sivil Örgütü): Singapur ve Hong Kong’da kimilerini köle üretim ilişkilerinde, kimilerini de küçük meta üretimi diyebileceğimiz sınıf ilişkilerinde çalışıyor olarak anlamlandırabileceğimiz kadın göçmen işçilerin gelirlerinin (hem kendi kişisel ihtiyaçlarını ve tüketimlerini kısarak hem de ailelerine gönderdikleri tasarruflardan kısarak) birikim yaptıkları kolektif bir havuz. Havuzdaki gelirler geride bıraktıkları yerel ekonomilerde kooperatifler kurmak için kullanılıyor. Amacı genellikle borcun geri ödenmesi üzerine kurulan (dolayısıyla en garantili, en denenmiş, en kısa yoldan kâr getirecek kapitalist girişimlerde kullanılmasını gerektiren) mikro kredi kurumlarına alternatif bir kurumsallık.

Alternatif Kapitalizm (“E2M”): 2000 yılında ABD’nin Massachusetts eyaletinde oluşturulan bölgesel bir kapitalist işletmeler birliği örneği. Bu birliğe üye olan her işletme özsermayesinin %5-%20 arasında bir oranını istihdam ettiği işçilere, yine %5 ve %20 arasında bir oranı da bölgesel ekonomik konseylerin temsil ettiği yerel topluluklara vermekle yükümlü. Ekonomik konseyde toplanan bu artık değer’den alınan paylar bir tasarruf havuzu yaratıyor ve havuzdan kaynaklar, bölgesel konseyde alınan kararlar uyarınca sağlık, eğitim, vb alanlarda kullanılıyor.

Paghaki: Kahvehane işleten bir işçi kolektifi. Geleneksel Yunan kafeneiotarzında tasarlanan, kahve, içecek ve içki servisi yapılan bu kahvehane Atina’nın merkez mahallerinin birinde Haziran 2010’da açıldı. 2012 itibariyle 10 üyeden oluşan bir işçi kolektifi tarafından işletilen kahvehane, yasal düzlemde, Yunan yasalarının izin verdiği işçi kolektifine en yakın biçim olan bir “kent kooperatifi” olarak kuruldu Kolektifin hiçbir üyesi, mevcut üyelerine değil kooperatife ait olan bu işyerinde özel bir hisseye sahip değildir (Paghaki 2011). Hiç kimse çalışan ya da işveren değildir, işçilerin emeğinden artı değer elde edilmez. Herkes her türden emeği için saat oranları temelinde eşit ücret alır ve herkes farklı işler arasında yer değiştirebilir. Bütün işçiler kolektifin ve karar alma merciinin, yani mümkün olan en geniş konsensüse ulaşmak için çabalayan genel meclisin eşit üyesidir. Herkese açık olan bir iletişim, tartışma ve birlikte eğlenme alanı inşa etmeyi amaçlar. Dayanışma ekonomisine dönük benzer girişimleri destekler, daha geniş toplumsal mücadeleler içinde yer alır ve herkes için eşit ve otonom bir toplumu gerçekleştirmenin bakış açısıyla, sosyo-politik ağların inşasına katkı sunar. Kural olarak, ücretlerin ödenmesi, maliyetlerin karşılanması ve yeniden başlamak için gereken bir iç fonun ayrılmasından sonra aylık olarak geriye kalan bütün bir miktarın, benzer amaçları olan kolektif inisiyatiflere yardım için kullanılmasını benimser.

Micropolis (Yunanistan): Selanikteki anti-otoriter hareketin bazı kesimleri, diğer pek çok kolektif ve bireyle birlikte, toplumsal hareketlerin toplumla sürekli iletişimini kolaylaştıracak ve böylece bu radikal öz-kuruluş atmosferinin gündelik bir deneyim halini alacağı bir mekâna ihtiyaç olduğunu hissetti. Şehrin tam göbeğinde, 900 metrekarelik, neo-klasik bir mimarisi olan üç katlı bir bina kiraladılar. Haftalık olarak genel mecliste bir araya gelen bir topluluğun işleteceği bir “ortak olan” kurdular. Topluluk, çok çeşitli kolektifleri ve bireyleri şu üç temel ilke etrafında bir araya getirdi: yatay karar alma, var olan kurumlardan (devlet, kilise, politik partiler, şirketler vs.) radikal bağımsızlık ve kişisel ekonomik kârın ortadan kaldırılması. Dâhil olma kriterlerinin “belirsizliği” kelimenin dar anlamıyla “politik” olmayan bir kolektifler çokluğunun süreçle bütünleşmesine olanak tanıdı. Binada öncelikle gerçekleştirilen etkinliklerin sadece birkaçını sayalım: drama, mobilyaların yenilenmesi, müzik provaları, vahşi hayvanların kurtarılması, konserler, kütüphane, söyleşiler ve film gösterimleri, politik toplantılar ve yogadan viyolonsele, seramikten işaret diline kadar pek çok konuda ücretsiz dersler… Giriş katındaki bar, açılır açılmaz, Selanik’in pek ışıltılı gece hayatına bir alternatife dönüştü. Micropolis üyeleri, binalarını ayakta tutma ve kiranın ödenmesine yardımcı olma sorumluluklarının bir parçası olarak, barın arkasında gönüllü olarak çalışıyorlar.

2011’deki meydan hareketleri, yeni meseleler ve yeni aktörler ortaya çıkardı ve 2008 ayaklanmasından öğrenilenleri zenginleştirmek ve derinleştirmek için bir fırsat sundu. Üstelik bu sırada gönüllü çalışma, katılımcılar üzerinde bir yük haline gelmeye başlamış ve kriz, içinde bulundukları özel koşulları onları projeden uzaklaştıracak kadar etkiler bir hal almıştı. Bu durum, projenin o zamana kadar hiç ele almadığı, ucuz ve besleyici gıdaya erişim, hızla özelleştirilen ortak olanların savunulması, dayanışma ve karşılıklı yardımlaşma gibi bir dizi yeni meseleyi gündeme getirdi. Üyelerinin her birinin “özel koşulları”nın özel bir sorun olarak kalmaması gerektiğinin derhal farkına varılmıştı. Neyin üretildiği, kimin ürettiği, üretilenin nasıl dağıtıldığı ve tüketildiği meselesi, projenin kapsamı dışında kalmamalıydı.

Ortak bir mal olarak emek bireysel işçiye değil topluluğa aittir. Ama işçiyi topluluğa hizmet veren “ücretli emeğe” indirgemeden üretimin toplumsal/komünal denetimini nasıl sağlayabiliriz?

Buna ikili bir yanıt verildi: Birincisi, ilgilenen bütün üyeler, gerekli bütün becerileri yaygınlaştıracak ve belli bireylerin belli pozisyonlarda saplanıp kalmasından kaçınacak şekilde, bir getiri karşılığında bulundukları görev pozisyonlarını düzenli olarak değiştiriyorlar. İkincisi, farklı yetilere sahip bir dizi meclis oluşturuldu. Her yeni ekonomik birim, günlük yönetimle ilgili kararların hem bir karşılık alan hem de almayan üyeler tarafından birlikte alındığı kendi meclisiyle yönetilir. Bütün ekonomik birimlerin katılımıyla gerçekleşen birleşik bir meclis, bütün bir ekonomik etkinliği koordine eder ve bütün topluluk üyelerinin katılması istenen (teşvik edilen), haftalık olarak toplanan genel meclise sunulacak önerileri hazırlar. Genel meclis, Micropolis içindeki tüm etkinlikler üzerinde son söz sahibidir. Aynı zamanda rotasyonla işleyen bir “idari” meclis toplum merkezinin sorunsuz bir şekilde işlemesi için çalışır (takviyeler, tamirler vs.). Bütün meclisler üyelere ve üye olmayanlara açıktır.

Micropolis’in hiçbir ekonomik etkinliği kâr amaçlı değildir ve elde edilen herhangi bir küçük artı, iki “fon”a aktarılır: tıbbi masrafları karşılamak için oluşturulan bir “karşılıklı” fon ve de politik mücadelelere, yeni toplum merkezlerine ve dayanışma ekonomisi adına girişilen benzer deneyimlere finansal yardımda bulunabilmek için oluşturulmuş bir “dayanışma” fonu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s